Arama:
Uzak İlişki Nasıl Yürütülür
0 (0)

İlişkiniz başladıktan sonra çeşitli nedenlerle aynı şehirlerde yaşamak zorunda kalmak ya da farklı bir şehirde yaşayan biriyle duygusal olarak yakınlaşmak akla meşhur sözü getirebilir: Gözden ırak, gönülden ırak. Pek çok insan uzakta olan biriyle bir ilişki sürdürmenin imkansız olduğunu düşünür. Peki mesafeler sağlıklı bir ilişki için engel midir? İki insan gerçekten birlikte olmak isterse ne mesafeler, ne kim oldukları, ne nerede yaşadıkları, ne diğer insanların ne dediklerine, ailelerin beklentileri, ne de geçmişte ne hayal ettikleri önemli olur. Kalpten birbirine bağlı insanlar, gerçekten sevmeyi bilenler engel koymaz engel yıkarlar.

Sevdiğiyle yan yana olmayı kim istemez? Ancak arada mesafeler varsa bu ilişkiniz için zorlayıcı bir durum yaratır. Kendinizi yalnızlık hisleriyle boğuşurken bulabilirsiniz. İstediğiniz anlarda ona ulaşamamak paylaşımlarınızın derinleşemediği hissine kapılmanıza neden olur. Ona dokunamamak, sarılamamak, kokusunu içinize çekememek alıştığınız ilişki biçimlerinden farklı gelebilir ve bunu yadırgayabilirsiniz. Ancak bu zorunlu uzaklığı tatlı bir hale getirmenin de yolları vardır.

Sürekli yan yana olma hali ilişkilerde bir süre sonra duyarsızlaşmayı getirebilir. Uzakta olmanın ilişkinize kattığı özlem, merak gibi duygular iki taraf için de Daha motive edici olabilir. İlişkilere dair klişe inançları bir kenara bırakın. Herkes mutlaka gün içinde birkaç saatte olsa görüşmeli, hafta sonları mutlaka beraber geçirilmeli gibi kurallar yoktur. Her ilişkinin kendinden doğan ihtiyaçları, her insanın da ilişkide büründüğü bir tabiatı vardır. Kimisi gerçekten de sık görüşmeyi sevmez, Özlemek ister. Eğer bu uzaklık sizin ve partnerinizin doğasına uygunsa mesafeler asla sizin için sorun olmayacaktır.

İlişkiler her iki taraf için de birer keşif sürecidir. Kurallardan ve şablonlardan özgürleşmiş bir ilişki inşa ettiğinizde mesafeler sizin için bir engel değil aksine sevginizi güçlendirecek bir araç haline gelir.

Uzakta olduğunuzda iletişim kuracağınız kanallar bellidir. Mesajlaşma, mail ya da görüntülü konuşmalarla onun yanında olduğunuzu hissettirin. Günaydın ve iyi geceler mesajları ile varlığınızı hatırlatın. Gün içinde gittiğiniz yerlerden fotoğraflar ya da videolar yollamak, arkadaşlarınızın yanında vakit geçirirken bile onu hatırladığınızı göstermek için aramak özel hissettirecektir. Böylelikle sürekli iletişimde kalmış olursunuz. Ayrıca gün sonunda birbirinizi mutlaka görüntülü arayarak, gün içinde yaptıklarınızı paylaşın.

Farklı şehirlerde farklı yaşamlar sürmenin olumsuz yanları olacaktır. Herkesin kendi rutinine kapılması ona gösterdiğiniz özeni gölgelememelidir. Onun hoşlanmadığı şeyleri yapmaktan kaçının. Örneğin gece dışarıya çıkmanızdan hoşlanmıyorsa bu hassasiyetine özen gösterin. Siz dışarda eğlenirken aklının sizde olması ya da size eşlik edemiyor oluşundan dolayı duyduğu eksiklik duygusunu büyütmeye izin vermeyin ve onu güçsüz hissettirmeyin.

Eğer ortak zevklerinizden biriyse beraber online oyunlar oynayın. Netflix‘te beraber diziye başlayın ve bölümleri birlikte sırayla izleyin hatta uygun değilse onun uygun olduğu anı bekleyin. Bu uzakta da olsanız bir ortaklık duygusunun gelişmesine olanak sağlayın.

Süpriz yapalım. Diyelim onun takviminden dolayı çok yakın bir zamanda görüşme ihtimali görünmüyor, o zaman programınıza bir göz atın ve uydurabiliyorsanız yanına gidin.

Sosyal medya ve diğer iletişim kanalları ile artık haberleşmek çok daha kolay. Ama arada romantik ve eski haberleşme metotlarını hayatınıza katın. Mektup yazmak, kartpostal yollamak tatlı sürprizlerdendir.

Bu durumun ne kadar süreceğini, ne zamana kadar ayrı yerlerde olacağınızı konuşun. Hiçbir çift uzun süre uzaktan ilişki yürütmek istemez. Planlarınızı birlikte yapın. Planlarınızın aynı yönde olması hem geleceğe daha umutla bakmanızı hem de uzakta geçirdiğiniz zaman içinde daha motive olmanızı sağlar.

 

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Bulaşıcı Hastalık Yılı
5 (1)

2020′ yılına girdiğimiz andan itibaren dünyanın işleyiş sistemi değişmeye başladı. Hepimizi etkileyen  Covid-19 denilen virüs dünyayı alt üst etti. Özellikle yaşlı nüfusu yerle bir eden illet bir virüsle savaşmak aslında kolay fakat biz savaşma konusunda çok fazla kendimizden ödün veriyoruz. Örneğin virüsün ülkemizde görüldüğü aydan dört beş ay sonra halen virüse “ben inanmıyorum” , ” gerçek değil ” gibi düşünceleri olan insanları ortalıkta görmek oldukça mümkündü. Covid-19’un ülkemizde görülmesinin üstünden yaklaşık 10 ay geçti ve hala bu tarz düşüncesi olan insanları nadirde olsa görmek mümkün. Bizleri birbirimize yaklaşmaktan men eden bu hastalık hepimizin başına bela olduğunun farkındayız. Özellikle de sağlık çalışanlarımızın başına fazlasıyla bela onları yoran illet bir hastalık, bu dönemde de sağlıkçılarımızın emeklerinin ödenemeyeceğini bir kez daha anladık.

Herkese Bulaşacak mı ? 

Ben bir sağlıkçı değilim bir bilim adamı da değilim sadece gözlemlediğim kadarıyla görüş ve düşüncelerimi yazıya aktaracağım. Başından itibaren Sağlık Bakanımız gerekli önlemlerin nasıl alınacağı, kişiden kişiye nasıl bulaştığı hakkında sayısızca bilgiler paylaştı. Bizler maalesef biraz ilk başlarda bu salgın işini ciddiye almadığımızı düşünüyorum bana dokunmayan yılan bin yaşasın kafasında idik halk olarak . Hatta bazılarımız kendi evine virüs girdiği andan itibaren olayın ciddiyetini anlamaya başladı. Onun haricindekiler düğünler, partiler yapmaya devam etti. Salgının Ülkemizde ki 10’uncu ayındayız halen gizli parti yapanları haberlerde görüyor ve işitiyoruz. Oysa kurallar çok basit, kalabalıktan kaç, maskeni tak, el ve vücut hijyenine dikkat et ve mesafeni koru. Durum bundan ibaretti fakat biz bu konuda bile başarı gösteremedik ikinci dalgayı yaşamamızdan sonuç bu çıkıyor maalesef. Pandemi sürecinin başından itibaren daha doğrusu Üniversitelerin tatil edildiği günden bu yana evdeyim ve çok nadir dışarı çıkmalarım oluyor ya da kafa dinlemeye bir yere gidiyorsam tek ve insanlardan uzak yerleri tercih ediyorum. Henüz aileme ve yakınlarıma da bulaşmadı çok şükür. Fakat ekmek parasında olan kalabalık ortamda çalışmakta olan insanlar için bu kurallara uymak pek de mümkün olduğu söylenemez. Ekonomik olarak da zor zamanlardan geçtiğimiz çok açık ortada. Çalışmak zorunda olan insanların yerine bizler kendimizi iki kat koruyalım ki hem onlar için hem kendimiz için bu süreç kayıpsız geçsin. Umarım herkes bilinçli davranır ve güneşli günleri görmeyi başarırız.

 

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 1 Average: 5]
error: İçerik korumalıdır!!