Arama:
Yeni Bir Başlangıç
0 (0)

Modern dünyanın en büyük sorunlarından birisi yalnızlık. Hatta İngiltere’de durumun salgın haline gelmesinden dolayı yalnızlık bakanlığının kurulması dahi planlanmıştı. Etrafınıza baktığınızda bundan şikayetçi olan pek çok insanla karşılaşırsınız. Hatta bazı insanlar için yalnızlık neredeyse ölümle eşdeğerdir. Belki bu satırları okuyan sizin için de bu böyle… peki yalnızlık insanı neden bu kadar korkutur? Ya da tam tarifiyle yalnızlık aslında nedir?

Yalnızlık bazen bir zorunluluktur bazen de tercihtir. Kimisi yalnız kalmaktan kaçınırken kimisi de özellikle yalnız kalmaya ekmek gibi su gibi ihtiyaç duyar. Sağlıklı olan her şeyde olduğu gibi dengede olmaktır. Ne tamamen yalnızlıktan kaçınmak için insanlara bağımlı olmak ne de tamamen dış dünyadan soyutlanıp yalnız başına bir dünya inşa etmek sağlıklıdır.

Birey olmanın yolu varoluş kaygısı ile baş edebilmekten geçer. Yalnızlık korkusunu yenen insan ancak birey haline gelebilir. Bağımsızlık insan yalnızlığının doğrudan bir sevgisidir. İnsanlar kendileriyle baş başa kalabildikleri oranda yalnız kalabilirler ve yalnızlığı sevmeden, bağımsızlığa aşık olmadan birey olmak mümkün değildir. Bir kimse tek başına kalabildiği sürece özgürdür.

Sözcüklere baktığımızda yalnızlık kelimesinin “ kimsesizlik“ olarak tariflendiğini görürüz. Aslında burada bir ayrım yapma ihtiyacı doğar. Geçici yalnızlık bireyin bilinçli olarak tercih ettiği ve bir süreliğine insanlardan uzaklaştığı halidir. Özellikle yaratıcı insanların ihtiyaç duyduğu bir yalnızlıktır bu ve bu yalnız kalma sürecinde yaratıcılık doğar. Yaratıcı insan ancak yalnızken kendi derinliklerine inebilir ve zenginlikleri keşfedebilir ve insanlar şiirler, edebiyat eserleri, İcatlar ya da unutulmaz şarkılar hediye eder.

Gerçek yalnızlık tamamen içedönük ve sevgi alma becerisini yitirmiş insanın kendini tamamen soyutlaması ile ortaya çıkar. Bu durumda bu kişi yalnızlığın da ötesine geçen bir tür yabancılaşma içindedir.

Gerçek manada yalnız kalma korkutur insanı. Hatta bu korku nedeniyle bağımlı ilişkiler geliştirir, bir an olsun kendilerini kendilerine hatırlatacak anlardan kaçınırlar. Bu kaygıyı bastırmak için de sürekli hareket halinde olurlar, sürekli yemek yemek, sürekli TV ve dizi izlemek, aşırı alkol tüketmek, alışveriş yapmak, sosyal medyada aşırı aktif olmak bu yalnız kalma halinden kaçınmanın göstergeleridir.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
HAYATIMIZDAKİ KİTAPLAR
0 (0)

2021 yılında okudukça okutan kitaplar…

Demet Cengiz – Adımı Deniz Koydular

Doğan Cüceloğlu – Var mısın?

Jose Saramago – Körlük

Ahmet Ümit – Kayıp Tanrılar Ülkesi

Anton Çehov – Altıncı Koğuş

Zülfü Livaneli – Balıkçı ve Oğlu

Madeline Miller – Ben, Kirke

Orhan Pamuk – Veba Geceleri

Aldous Huxley – Cesur Yeni Dünya

İlber Ortaylı – Yakın Tarihin Gerçekleri

Amin Maalouf – Empedokles’in Dostları

Gülseren Budayıcıoğlu – Camdaki Kız

George Orwell- 1984 / Hayvan Çiftliği

Victor Hugo – Bir İdam Mahkumunun Son Günü

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski- Kumarbaz

Ayşe Kulin- Hazan

Ray Bradbury- Fahrenheit 451

Lev Nikolayeviç Tolstoy- İnsan Neyle Yaşar?

 

Arthur Schopenhauer- Mutlu Olma Sanatı

Jules Verne- Zacharius Usta: Kısa Hikâyeler

Viktor Şklovski- Aşkla Hiç İlgisi Olmayan Mektuplar

Aylin Balboa- Ateş Sönene Kadar

Carmen Maria Machado- Bedenine Yazılı Masallar

Haruki Murakami – Birinci Tekil Şahıs

Sinem Sal – Bizim Zamanımız

Okakuro Kakuzo – Çay Kitabı

Hande Ortaç – Daha İyi Misin?

Yiğit Karaahmet – Deniz Ne Kadar Güzel

Andrew Downie – Doktor Socrates: Futbolcu, Filizof, Efsane

Barış Bıçakçı – Doğum Lekesi Gibi Bir Gülümseme

M. Özgür Mutlu – Dönme Dolap Düşleri

Deniz Poyraz – Dünya Unutana Kalır

Edouard Louis – Eddy’nin Sonu

Claire Keegan – Emanet Çocuk

Amin Maalouf- Empedoklesin Dostları

Claire-Louise Bennet – Gölet

Jan Morris – Hav

Jenny Offill – Hava Durumu

Süreyyya Evren – Hurra Aşağılara, Yokuş Aşağılara!

Şebnem İşigüzel – İstanbullu Amazonlar 1809

 

Julian Barnes – Kırmızı Giysili Adam

Kazuo Ishiguro – Klara ile Güneş

Susan Stewart – Köz

Jaklin Çelik – Kum Saatinde Kumkapı

Adania Shibli – Küçük Bir Ayrıntı

Zaven Biberyan – Mahkûmların Şafağı: Özyaşamöyküsü 1921 – 1946

Vigdis Hjorth – Miras

Ali Artun – Modernizm Kavramı ve Türkiye’de Modernist Sanatın Doğuşu

Rutu Modan – Mülk

David Byrne – Müzik Nasıl İşler

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Sevgi
0 (0)

Bugün sizlere sevmeyi anlatacağım kendim aşkı sevgiyi nasıl biliyorsam öyle anlatacağım. Sevmek benim gözümde seni seviyorum demek değildir sadece eğer gerçekten sevgi nedir derseniz sevgi içinizdeki duyguları karşıda ki insana söylemeden ona hissetirmektir. Eğer sadece seni seviyorum demekle olsaydı her insan her insanı severdi ama sözde severdi.

Sevmek iyi mi kötü mü diye sorarsanız ben iyi derim ama elbette kötü diyende olur benim iyi demem de ki sebep ise sevince bir insana değer veriyosun o değerin karşılığını almamız lazım ki mutlu olalım eğer bir insan sizi çok severse sizde o insanı çok severseniz ama bu sevgi ağızla değil de kalplerle birbirine yansıtırlarsa o zaman mutluluktan geçilmez ortalık. Ama eğer siz severseniz karşınızda ki size bunu yansıtmaz ise o zaman mutlu olmanız çok zor çünkü sen ona değer vericeksin o sana değer vermicek sıradan bir insan olacaksınız işte o zaman mutlu olamazsınız. Sevgi biter mi bence bitmez ama ne olur zamanla anlaşmamaya başlarsanız o zaman işte o zaman soğumaya başlarsınız. Soğumaya başlarsanız zamanla sevgi azalır . Soğumamak için ne yapmanız gerekir. Hiç birbirinizi üzmemeniz gerekir Her bir olay olduğunda bir taraf anlayış göstermesi gerekir. Eğer bir taraf istemezse ne olur ama nasıl istemezse gerçekten istemiyorsa gider ama istiyor ama ortada bir sorun olursa istiyor ama yapamıyor o zaman işte çok kötü bir durumdur hiç bir şey diyemezsiniz sadece dünya başınıza yıkılır. Ve çözümü olmayan bir yol ama dünyanın sonumu hayır yolunuza bakmalısınız ama bakabilir misiniz bilemiyorum ben bakamam ben ne yaparım açarım Neşet Ertaş’dan bir türkü sadece kulağımı müziğe verir saatlerce boş boş sorgularım kendimi Ama geçer mi geçmez arkadaşlar .

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Mutluluk
0 (0)

Mutluluk her insanın hak ettiği bir şeydir her insan mutlu olmayı hak eder. Bazen mutluluğu bir kişiden bekleriz o mutluysa biz de mutlu oluruz ondan gelen en ufak şey bile sizi mutlu eder tabi mutlu olmak göreceli bir kavramdır. Beni mutlu eden bir şey başka bir insana saçma gelebilir bu tamamen doğal bir olaydır. Bazen küçük bir olayla mutlu olursun bazen ise küçük bir hediyeyle. Mutlu olmak aslında insan istediği sürece çok basittir ama günümüz dünyasındaki insanlar sürekli kendilerini mutsuz ve huzursuz etmenin bir yolunu bulurlar. Günümüz insanları sadece kendi mutluluklarını düşünmeye başladılar başka bir insanın mutlu olmasını çekemeyecek kadar küçük duruma düştüler. Mutluluğun bence belirli ve sabit bir tanımı yoktur kimi insan sevdiği ile vakit geçirince mutlu olur.

Mutluluk küçük anlardır ailemle birlikte oturmak ve orada olmak, onların komik hikayelerini dinlemek, ağlayana kadar gülmek. Bence mutluluk her an var olmak ve neşeyi bulmaktır. Nefes almak için havaya ihtiyacım olduğu gibi mutluluğa da ihtiyacım var.

Mutluluk, her günü güvenle ve heyecanla selamlamak, seçimlerimden emin ve emin hissetmektir. Hayatın tüm kusurlarıyla birlikte harika olduğunu kabul ettiğimde, bu coşku dalgasının üstesinden pek fazla şey gelemez!

Bana göre mutluluk, her zaman gülümsemek ya da asla üzülmemek değil, bunun yerine, mutluluk, hayatınızdaki çıkışların yanı sıra inişlerin de kıymetini bilmektir. Bazı düşünceleri, duyguları ve deneyimleri umutsuzca tutmaya veya uzaklaştırmaya çalışmadan, hayatın sunduğu her şeyle birlikte olmanıza ve gerçekten hissetmenize izin verin. Mutluluk her zaman büyük bir şey olmak zorunda değildir bazen mutluluk iyi geçen bir gün olabilir sevgilinizden, sevdiğinizden veya eşinizden güzel bir söz duymak olabilir.

Her zaman mutlu olmaya mutlu yaşamaya ve mutlu etmeye çalışın mutluluk insana uzun ömürler ve sağlıklı bir yaşam sağlar gülün, güldürün ve mutlu edin.

 

 

 

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Elalem Bir Şey Demesin
0 (0)

Doğduk, büyüdük, belli bir yaşa geldik. Bir şeyler için çabaladık. Ne için çabaladık peki? İtibar, güç, para için mi? Yapmak zorunda bırakıldığımız için mi? Birilerini mutlu etmek için mi? Yoksa gerçekten de istediğimiz için mi? Hiç durup düşündük mü? Bu yaşımıza kadar gerçekten neyi kendimiz için birilerinin dayatması olmadan yaptık. Kendi mutluluğumuz için. Hepimiz mutluluğu, eğlenmeyi seviyoruz. Sorun şu ki kendimiz için eğlenmiyoruz. Birileri için yaşıyoruz. Annemiz, babamız, en yakın arkadaşımız, akrabalarımız. ‘O ne söyleyecek, bu bir şey der mi’ gibi sorularla kendimizi bunalttığımız yetmezmiş gibi bir kalıba da sokuyoruz. Kendimizi keşfetmemiz gereken yaşlarda ‘aman bunu da yapmayayım. Bir yerim mi eksilir?’ düşüncesini kendimize aşılıyoruz ve bir daha bu kabuktan dışarı adım atmaya cesaretimiz kalmıyor. Kendi hayatımızdan kendimiz vazgeçiyoruz.
Aklımızın bir köşesinde sürekli takılı kalan elalem kişileri, aklımızın içinde bulunduğu sürece biz kendimiz olamayız.
Öncelikle verdiğimiz kararlar bize ait olmuyor ki. Bizim dışımızda belli birtakım kişilerle birlikte karar veriyoruz. Hayatımız hakkında beş dakika yorum yapabilecek insanlar için kendi hayallerimizden, isteklerimizden, mutluluklarımızdan vazgeçiyoruz. Aslında hepimiz birileri için elalemiz. Birilerini eleştirir, işlerini beğenmez, sürekli kötü yorumlar yaparız. Bize fikrimiz sorulmuyorsa bizi ilgilendirmiyor demektir. Elalem furyasına katılmamak için bu durum, bu olay beni ilgilendiriyor mu sorularını kendimize soralım. Cevabımız hayır ise susalım ve bize bir şeyler sorulmadığı takdirde yorum bile yapmayalım. Birileri bizden fikir bekliyorsa konuşalım. Kendi hayatımıza bakalım. Bizim her şeyimiz çok iyi de diğer insanların mı değil?
Neale Walsch ‘başkalarının senin hakkında ne düşündükleri konusunda endişe duyduğun sürece, onlar senin sahibindir’ der. Bu hayatı yaşayan biziz. Hayatımız hakkında beş dakika konuşacak insanlar için kendimizden vazgeçmeyelim.

 

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
error: İçerik korumalıdır!!