Arama:
Sevgi
0 (0)

Bugün sizlere sevmeyi anlatacağım kendim aşkı sevgiyi nasıl biliyorsam öyle anlatacağım. Sevmek benim gözümde seni seviyorum demek değildir sadece eğer gerçekten sevgi nedir derseniz sevgi içinizdeki duyguları karşıda ki insana söylemeden ona hissetirmektir. Eğer sadece seni seviyorum demekle olsaydı her insan her insanı severdi ama sözde severdi.

Sevmek iyi mi kötü mü diye sorarsanız ben iyi derim ama elbette kötü diyende olur benim iyi demem de ki sebep ise sevince bir insana değer veriyosun o değerin karşılığını almamız lazım ki mutlu olalım eğer bir insan sizi çok severse sizde o insanı çok severseniz ama bu sevgi ağızla değil de kalplerle birbirine yansıtırlarsa o zaman mutluluktan geçilmez ortalık. Ama eğer siz severseniz karşınızda ki size bunu yansıtmaz ise o zaman mutlu olmanız çok zor çünkü sen ona değer vericeksin o sana değer vermicek sıradan bir insan olacaksınız işte o zaman mutlu olamazsınız. Sevgi biter mi bence bitmez ama ne olur zamanla anlaşmamaya başlarsanız o zaman işte o zaman soğumaya başlarsınız. Soğumaya başlarsanız zamanla sevgi azalır . Soğumamak için ne yapmanız gerekir. Hiç birbirinizi üzmemeniz gerekir Her bir olay olduğunda bir taraf anlayış göstermesi gerekir. Eğer bir taraf istemezse ne olur ama nasıl istemezse gerçekten istemiyorsa gider ama istiyor ama ortada bir sorun olursa istiyor ama yapamıyor o zaman işte çok kötü bir durumdur hiç bir şey diyemezsiniz sadece dünya başınıza yıkılır. Ve çözümü olmayan bir yol ama dünyanın sonumu hayır yolunuza bakmalısınız ama bakabilir misiniz bilemiyorum ben bakamam ben ne yaparım açarım Neşet Ertaş’dan bir türkü sadece kulağımı müziğe verir saatlerce boş boş sorgularım kendimi Ama geçer mi geçmez arkadaşlar .

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
MÜZİK HAYATIM
0 (0)

Müzik hayatım, müzikle ilk tanıştığımda henüz 5 yaşımdaydım yani ilk müziği tanıdığım zamanalr bu şekildeydi zamanla müzik zevkimiz değiştiği gibi Gitarla ilk tanıştığımda müzik zevkim tamamıyla değişmişti, peki gitarla nasıl tanıştım? öz abim olan hüsrev baysal ilk okulda depreşen müzik aşkıyla blok flütle harikalar yaratıyordu ardından lise yıllarının sonuna geldiğinde kendine bir gitar almaya karr verd ve evde gitar dersleri çalışmaya başladı günler aylar geçti ve artık şarkı çalmaya başladıpında gitara daha da çok bağlanıp kendini daha da çok geliştirdi ve her gitaristte olduğu gibi gidip kendisine bir akustik gitar almaya karar verdi, ardında akustik gitarı aldıktan sonra o artık üniversiteye gitmişti ve evde kalan girş seviyesi ucuz klasik gitarı için bana “lan evde gitar var git de çalışsana” demesiyle birlikte bne de artık youtubeden gitar dersleri izlemeye başlamıştım. youtubede abi bana gitar öğret isimli kanalda dersleri izleyip ardından pratik yapıyordum her dersten sonra pratik yaparak ritim iini çözmüştüm, ardından her gün akorları öğrenmek için de abi bana gitar öğret isimli kanaldan sürekli video izleyip pratik yapıyordum ve bu döngünün içine iyice girdim, ardında öğrendipim akorları sürekli pratik yapıyorudm fakat geriye akor geçişleri kalmıştı, akkor geçişlerini ise guitar tuna adlı akor ayarlama programına yenş gelen güncelleme ile geln acort pratik oyunları ile geçişlerim üzerinde sürekli pratikler yapıyordum , g,ünler aylar geçti ve geçiş konusunda usta olmuştum, zamannla notaları tonları ve akortların mantığını çözdğkten sonra basamayacağım akor kalmamıştı parmaklarım da iyice yoğruldu, şu gğnlerde ise şan dersleri almaya başladım, her gün şan derslerini dinleryerek ve uygulayarak evde biraz dışarıdan görünüğü zaman gülünç de olsa sesime çok yarayabilecek şeyler yapıyorum, ses tellerimin kaslarını geliştirmeye devam ediyorum dinlediğim türler ise anadolu rock, jazz, blues, rock, soft rock, metal ve heavy metal olarak sıralanıyor müzik insan ruhunun gıdasıdır ve müzik insanın her halinde yanında ve yakınında olmalıdır . şu günlerde ise dinlediğim sanatçı favorim özer atiktir. kendimi hobi olarak müzik konusunda geliştiriyorum artık.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Ezgilerden Mısralara
0 (0)

Ezgiler bir duyguyu yansıtmak için yan yana getirilen notalardır. Mısralar da bir araya geldiklerinde bir bütün oluşturur ve şiir olmazlar mı? Bazen bir ses bizi eski bir anıya bir zaman bir duyguya taşıyor. Şarkılarda aradığımız şey tam da bu değil mi. Anlam yüklemek istediğimiz zamanlarda bizlerle birlikte oluyor. Üzülüyorum yanımda, seviniyorum yanımda önemli bir an kutlanacak yine yanımda… Açıkçası farkında değiliz ama müziksiz bir günümüz geçmiyor. Şiir ile ezgiyi nasıl bağdaştırdın diyebilirsiniz. Belki de haklısınız. Ama bir şiir okuduğumda müzik dinlediğimde hissettiğim duyguları hissediyorum. Örneğin,  ‘Gidişini Anlatıyorum’ Rıfat Ilgaz’ın yazmış olduğu bu şiir şöyledir:

Sen gidiyorsun ya işine yetişmek için

Saçlarını, gözlerini, ellerini

Neyin varsa toplayıp gidiyorsun ya

Her seferinde bir şey unutuyorsun sıcak

Termometrede yükselen çizgi çizgi

Kim bilir nerelerde soğuyorsun

Senin gözbebeklerin var ya kadın kadın gülen

İnsan insan bakan gözbebeklerin

Beni tutsa tutsa gözlerin tutar ayakta

Beni yıksa yıksa gözlerin yerle bir eder

Ne gelirse onlardan gelir bana

Çalışma gücü yaşama direnci

Mutluluk gibi kazanılması zor

Mutluluk gibi yitirilmesi kolay

Bir açarsın ki mutluyum

Bir kaparsın her şey elimden gitmiş

 

Eminim sizler de şiiri okuduğunuzda anlatmak istediğim şeyi anlamış olacaksınız. Hayatın o kadar içinden ve o kadar yüreğe dokunan bir yeri var ki mısraların. Şarkılara yüklediğimiz anlam gibi mısralara yüklediğimiz anlamlarda oldukça fazla.  Neşet Ertaş’ı tanımayan yoktur. Her mısrası buram buram Anadolu ve aşk kokar. Halkın içinden ve samimi olduğu o kadar bellidir ki…

 

Cahildim dünyanın rengine kandım

Hayale aldandım boşuna yandım

Seni ilelebet benimsin sandım

Ölürüm sevdiğim zehirim sensin

Evvelim sen oldun ahirim sensin

Sözüm yok şu benden kırıldığına

Gidip başka dala sarıldığına

Gönlüm inanmıyor ayrıldığına

Gözyaşım sen oldun kahirim sensin

Evvelim sen oldun ahirim sensin

Garibim can yakıp gönül kırmadım

Senden ayrı ben bir mekan kurmadım

Daha bir gönüle ikrar vermedim

Batınım sen oldun zahirim sensin

Evvelim sen oldun ahirim sensin

Neşet Ertaş

 

Şarkının melodisi ve mısraları nasıl ahenk ile dans ediyor. Sevda, aşk, çaresizlik, ayrılık, korku, özlem… Tüm bu duyguları harekete geçiriyor. Mısraları seslendirme olmadan okumuş olsaydık da aynı duyguları hissetmez miydik? Belki bu kadar yürekten bu kadar içeriden olmazdı. Ama şunu unutmayalım ki ezgilerden mısralara uzanan bir kapı mutlaka vardır. Olmadı mı o kapıyı açamadınız mı? O zaman mutlaka bir mısrada takılı kalır ve şarkıyı tesadüfen bir yerde duyarsanız o yolun görünmez ağlar ile çevrili olduğunu fark edeceksiniz.

 

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Arabeskin Babası: Müslüm Baba
5 (1)

Arabesk müziğinin en kaliteli sanatçılarından olan Müslüm Babayı tanıyalım.

Müslüm Gürses kimdir?

Müslüm Gürses (Müslüm Akbaş, 5 Temmuz 1953; Fıstıközü, Halfeti, Şanlıurfa – 3 Mart 2013, İstanbul), arabesk ve Türk halk müziği sanatçısı.

7 Mayıs 1953’de Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesinin Fıstıközü köyünde kerpiç bir evde dünyaya geldi. Annesinin adı Emine’dir. Babası Mehmet Akbaş rençberlik yapar, türkü söylemeyi sever, bağlama çalardı.

Akbaş çiftinin Müslüm’den sonra Ahmet ve Zeyno adında bir erkek, bir de kız çocukları oldu. Müslüm Gürses’in çocukluğunun ilk yılları Şanlıurfa’da geçti. Müslüm Gürses üç yaşındayken ekonomik nedenlerden dolayı ailecek Adana’ya göç etmek zorunda kaldılar.

Müslüm Gürses, şarkıcılığa 1965 yılında, küçük yaşta Adana’da bir çay bahçesinde şarkılar söyleyerek başladı. Terzi çıraklığı ve kunduracılık işleri yaptı, o yıllarda bir gazinoda sahneye aldı. İlkokuldan mezun olduktan sonra 14 yaşındayken, 1967 yılında Adana Aile Çay Bahçesi’nde düzenlenen yarışmaya katıldı ve birinci oldu.

Sesiyle küçük yaşlarda dikkat çeken Gürses kendisiyle yapılan bir röportajda o dönemle ilgili olarak şunları söylemiştir: “İlkokulu bitirdim. Gerisi yok. Adana’da damda yatarken uzun hava okudum. Arkadaşım Halkevine gidiyordu, ben de gittim. Derken Çukurova Radyosu’nda sanatçı oldum”. Soyadını da orada çalışırken “Gürses“ olarak değiştirirler.

1967 yılından itibaren TRT-Adana-Çukurova Radyosunda da her hafta Cumartesi günü canlı olarak türküler söyledi. 1968 yılından itibaren piyasaya ilk 45’likleri çıkarmaya başladı. İlk plağı 1968 tarihli “Emmioğlu/Ovada Taşa Basma” plağıdır ve Ömür Plak , Adana basımıdır. Ömür Plak ile toplam 4 adet 45’lik yaptı.

İstanbul’a gelen Gürses, Selahattin Sarıkaya’nın sahibi olduğu Sarıkaya Plak ile 2 adet 45’lik plak doldurdu: “Giyin Kusan Selvi Boylum/Hayatımı Sen Mahvettin” ile “Gitme Gel Gel/Haram Aşk”.

Daha sonra 1969 yılında yine İstanbul’da Palandöken firması ile çıkış parçası olan “Sevda Yüklü Kervanlar”ı içeren “Sevda Yüklü Kervanlar/Vurma Güzel Vurma” isimli 45’lik Plağı çıktı. Bu plak tam 300.000 adet satarak rekor kırmıştır.

Gürses, bu plaktan sonra askerliğini yaptı, tekrar İstanbul’a gelerek aynı firmada plaklarını çıkarmaya devam etti. Palandöken firması ile tam 13, sonra Bestefon firması ile tam 4, daha sonra Hülya Plak ile tam 15 ve nihayet Çın Çın Plak ile tam 2 adet 45’lik plak doldurdu.

Müslüm Gürses`in dinleyici kitlesi birçok araştırmaya konu olmuştur. Doktora tezleri dahi yazılmıştır (Mesela 2002/ Bağlam Yayıncılık : Caner Işık / Nuran Erol , “Arabeskin Anlam Dünyası ve Müslüm Gürses Örneği “).
1999 yılında Müslüm Gürses’in o dönemde 15 yıl boyunca albümlerini çıkardığı Elenor plak firmasıyla yolları ayrıldı.

Ölümü
Müslüm Gürses, 15 Kasım 2012 Perşembe günü Memorial Hastanesi’nde geçirdiği by-pass ameliyatından sonra akciğer ve kalp yetmezliği nedeniyle yoğun bakıma kaldırıldı. Kendisine solunum cihazı bağlandı.

Gürses, 3 Mart 2013’te, yaklaşık dört aydır tedavi görmekte olduğu İstanbul Memorial Hastanesinde hayatını kaybetti. 4 Mart 2013 günü Teşvikiye Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi.

Diskografi
1975 Müslüm Gürses 1 Çınçın Plak
1976 Müslüm Gürses 2
1976 Öldürdüğün Yetmedi Mi Uzelli
1977 Müslüm Gürses 3 Çınçın Plak
1978 Müslüm Gürses 4
1979 Gazla Şoför
1979 Bağrıyanık Saner Plak
1980 Umutsuz Hayat Arma Müzik
1980 Esrarlı Gözler Emre Plak
1981 Mutlu Ol Yeter (1) Modern Plak
1982 Müzik Ziyafeti Akdeniz Plak
1982 Tanrı İstemezse Uzay Plak
1983 Anlatamadım Kale Plakçılık
1983 Dertliler Meyhanesi Dünya Müzik
1984 Yaranamadım Elenor Müzik
1985 Güldür Yüzümü
1987 Gitme
1986 Sevda Yolu
1986 Yıkıla Yıkıla

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 1 Average: 5]
Youtube
0 (0)

Youtube 15 Şubat 2015 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri’nde 3 eski paypal çalışanı tarafından yapılmıştır. 2006 yılında ise Google tarafından satın alınmıştır. Günümüzde en çok ziyaret edilen siteler arasında yer alan youtube hem video üreticilerine hem de izleyenlere kaliteli arayüz sumaktadır. Ayrıyeten video içerik üreticilerine youtube üzerinden para kazandığı için ek bir iş imkanıda sunulmaktadır.

Yotube’a yüklenen ilk video: Youtube’a yüklenen ilk video Jawed Karim’in yüklediği Me at the zoo adlı videodur. Bu video 23 Nisan 2015 tarihinde yüklenmiş ve bugüne kadar 146 milyon görüntülenme sayısına sahiptir.

Youtube’nin kullanım alanları: Youtube’a bugüne kadar tahmini olarak 125 milyon kadar video yüklenmiştir. Youtube’da her tarzda videolar bulunabilmektedir bunlardan bazıları;

  • Eğitim içerikli videolar: İnsanlar istediği konu ile ilgili bilgi almak için youtube’ da bununla ilgili arama yapması yeterli olacaktır. Konu ile ilgili video bulunamaması neredeyse imkansız.

 

  • Eğlence içerikli videolar: Özellikle karantina günlerinde eve tıkılıp kaldığımız bu zamanlarda hemen hemen herkesin yaptığı şeylerden biri de Youtube’dan kendimize uygun videolar bulup canımızın sıkılmasını biraz olsun önlemektir.

 

  • Hobi videoları: Gün içinde zorda olsa bazen kendimize vakit ayırabiliyoruz. Bu zamanlarda ise genellikle yapacak bir şeyler bulamıyoruz bununda çözümü youtube’ da var kendimize uygun bir hobi bulup onunla uğraşabiliriz.

 

Bu örnekleri daha da çoğaltabiliriz yani demem o ki youtube’ da neredeyse yapabileceklerimizin sınırı yok.

 

 

Youtube’un paralı abonelik sistemi: youtube kullanıcılarına aylık 16,99 TL’ye youtube Premium hizmeti sunuyor 1 ay 

denem hakkı bulunan youtube Premium kullanıcılara reklamsız video izleme, video indirme ve çevrimdışı izleme, arkaplanda oynatma ve youtube müzik uygulamasına erişim olanağı sağlıyor.         

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
error: İçerik korumalıdır!!