Arama:
HAZIR GIDA VE OBEZİTE
0 (0)

Paketli olarak satılan ve içindeki gıdanın uzun süre dayanmasını sağlayacak katkı maddeleri, gıda boyaları ve kimyasallar içeren yiyecekleri anlatmak için kullanılıyor. Evde yapılmayan, organik olmayan ve marketlerden alınan hemen tüm paketli ürünler hazır gıdalar sınıfına giriyor.

Günümüzde sağlıklı ev yemeklerinden çok hazır gıda tüketimi artmış durumda. Peki ya hazır gıdaların insan sağlığına olumsuz etkileri? Hazır gıdalar, en fazla kanser riskini taşımaktadırlar. İçlerindeki bazı katkı maddelerinin, gıda boyalarının ve dayanıklılığı artıcı kimyasalların kanserojen özellikte olduğu, özellikle çocuklar üzerinde daha fazla olumsuz etkileri olduğu kanıtlanmış durumda. Uzun süre ve çok miktarda tüketildiklerinde uzun dönemde kanser riskini arttırmaktadır. Bu noktada özellikle çocukların hazır gıdalardan mümkün olduğunda korunması büyük önem arz etmekte aslında. Çünkü Katkı maddeleri ve kimyasallar içeren hazır gıda tüketiminin yetişkinlerde kanser hastalığına yakalanma riskini %30 artırdığı belirlenmiş iken, bu oranın çocuklar için %60’a varabildiği açıklanmıştır. Hazır gıdalar, kanserin yanı sıra şeker, tansiyon, kalp ve damar hastalıklarını artırmakta, çocuklarda gelişimi ve boy uzamasını engelleyici etki yapmaktadır. Obezite de hazır gıdanın başlı başına bir sorunudur.
Tabi hangimiz hazır gıda tüketmiyoruz ki? Evde yemek olmadığında, canımız çektiğinde, iş yerinde, arkadaşlarla hep bir hazıra yönelim içindeyiz. Peki ya sağlığımız? O kadar hazır yemeğe alışmışız ki iki adım attığımızda ya da merdiven çıktığımızda bile nefes nefese kalıyoruz. Yani bir uzman gözüne ihtiyaç duymadan kendimizi gözlemlediğimizde bile aslında sağlığımızın yavaş yavaş bozulduğunu fark ediyoruz. Hazır gıdaya yönelmek yerine sebze, meyve ve günlük alınması gereken su miktarına yönelsek daha sağlıklı bireyler olarak hayat standartlarımızı da arttırmış oluruz. Obezite vs hastalıklara yakalansak bunun bir de psikolojik yönüne baktığımızda altından kolayca kalkamayacağımız yükler sırtımıza biner. Kendi dağlığımızın farkında olmalıyız.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
AKILCI İLAÇ KULLANIMI
0 (0)

Kişilerin hastalığına ve bireysel özelliklerine uygun olan ilacı, uygun süre ve miktarda, kendine ve topluma en uygun maliyetle karşılamasıdır. Akılcı ilaç kullanımı halk sağlığını ve toplum çıkarını gözetir. Çünkü dozundan fazla kullanılan bireyin bünyesinde yan etki yaparken Diğer taraftan da toplumun bilinç seviyesini arttırmayı hedefler.

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yanlış ve gereksiz ilaç kullanımı halk sağlığını etkileyen ciddi bir sorundur. Akılcı olmayan ilaç kullanımı hastaların tedaviye uyumunun azalmasına, ilaç etkileşimlerine, bazı ilaçlara karşı direnç gelişmesine, hastalıkların tekrarlamasına ya da uzamasına, advers olay görülme sıklığının artmasına, tedavi maliyetlerinin artmasına neden olur. Öncelikli olarak ağrı kesici kullanma sıklığımızı azaltmalıyız. Çünkü biz herhangi bir ağrımız olduğunda direkt doktor muayenesinden geçmeden ilaç alma eğilimi gösteriyoruz. Ama farkında değiliz ki bu ağrı kesicilerin yan etkileri de mevcut. Ya da çok ağrı kesici kullanmaktan artık bünyemiz ağrı kesiciye alıştığı için bir faydasını görmemekteyiz. Bu yüzden çok sıklıkla ağrı kesici, antibiyotik kullanmamalıyız.

Toplumda doktora gidildiği zaman ne olur ne olmaz tedbirli olunsun, evde bulunsun diye ağrı kesici vs yazdırma alışkanlığı var. İnsanlar ilaç kullanırken önemli noktaları dikkate almıyor. O kadar ilacı yazdırdıktan sonra ne mi olacak? Evde buzdolabının bir yerinde öylece kalacak. Son kullanma tarihide geçecek. Peki ya bunun kime ne faydası olacak? Kimseye bir faydası dokunmaz aksine STT dikkate alınmazsa ciddi sorunlar görülür. Bu yüzden tarihi geçmekte olan ya da geçen ilaçlar eczanelere verilmeli, eczanelerde toplanan atık ilaçlar da kayda alınmalı sonra bertaraf tesisine gönderilmeli ve böylece aslında düzenli bir sirkülâsyon başlamış olur ve akılcı ilaç kullanımı biraz daha yaygınlaşır. İnsanları bu konuda bilinçlendirmeliyiz.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Egzersiz Bilimi
0 (0)

Fizik tedavi ya da İngilizce yaygın adıyla fizyoterapi, yaralanma, hastalık, travma ya da yaşlılık gibi nedenlerle eksilme gösteren fonksiyonel hareketleri geri kazandırma amaçlı yapılan; elektrik akımı, sıcak ya da soğuk uygulaması, egzersizler ya da çeşitli uygulamalarla hastaların tedavisine verilen isimdir. Fizyoterapi, Tıp Fakültesinden sonra fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanlık eğitimini almış olan hekimlerce (Fiziatrist) tanısı konmuş çok geniş hastalık durumlarını kapsar. Uzman hekim tarafından tanısı konmuş tedaviyi üniversitelerin Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü lisans programlarından mezun sağlık çalışanları (fizyoterapist) planlar ve uygular. Bu konuyla ilgili Özel Yaşam Ağacı Özel Eğitim Ve Rehabilitasyon Merkezi’nde görev yapan Sayın Fizyoterapist Gülsün Karapınar ile bir röportaj gerçekleştirdik.

Fizyoterapistliği, hastalıklı ve sağlıklı bireylerin mevcut durumlarına yönelik bir hareket ve egzersiz bilimi olarak tanımlayan Gülsün Karapınar aynı zamanda bu mesleğin kendisi için çok kutsal olduğunu belirtti.Mesleğini seçmesinin temel nedeni olarak, babaannesinin geçirmiş olduğu felç ve sonrasında ki fizik tedavi sürecinde, hastanede karşılaşmış olduğu yaşlı insanlara olan ilgi ve alakanın mesleğinin şekillenmesine sebebiyet verdiğini söyleyerek, “Zaten hep sağlıkçı olmak istemiştim, fizyoterapistliği şekillendiren orada ki hastane sürecimiz oldu. Üniversite tercih dönemimdi ne yapsam diye düşünürken mesleğimi bu şekilde seçmiş oldum.” dedi.

Karapınar, son 3 yıldır bu Rehabilitasyon Merkezi’nde çalıştığını, öncesinde ise daha çok hastane ve tıp merkezlerinde görev yaptığını söyledi, rehabilitasyon merkezlerinde ki engellilik seviyesi diğerlerine oranla arttığı için başlarda adapte olmakta zorlandığını da ekledi.

Rehabilite edici sağlık hizmetleri kapsamında, fizyoterapi tedavisi için merkeze gelen öğrenciler bireysel olarak seanslara alınıp koruyucu ve tedavi edici çabalara karşın gelişen kalıcı bozukluklar ve engelliliğin etkilerini en aza indirmek, kişilerin başkalarına bağımlı olmadan yaşamlarını sürdürmelerini sağlamak amacıyla düzenlenen sürece dahil olabilmekteler.

Sağlık İçin Ne Kadar Önemlidir?

İnsan vücudunda zaman içerisinde bazı fiziksel kabiliyetler ve kapasiteleri birçok nedenden dolayı veya doğuştan ya da daha sonradan ortadan kalkabilir. Bazen de azalabiliyor. Bu durum karşısında fizyoterapistlerin önemi ortaya çıkıyor. Bu kişiler insan vücudunun her türlü fiziksel kapasitesini birçok farklı yöntemle artırmaya destek olmak, hayat kalitesini yükseltmek için uğraşan kişilerdir. Amaç ise hastayı eski yaşam kalitesine döndürebilmek ve sağlıklarına kavuşturmaktır. Fizik tedavi ve fizyoterapist ilişkisinde en önemli nokta fizik tedavisini en iyi şekilde uygulayan kişilerin fizyoterapistler olmasıdır. İnsanların vücutları hastalık, yaralanma, doğuştan gelen problemler, hareket sisteminde bozukluklar, ağrı ve fonksiyon bozuklukları gibi birçok rahatsızlıklara maruz kalabilir. Fizyoterapist olan sağlık personeli ise birçok farklı yöntem içinden hastaya en uygun gelecek yöntemi belirleyerek hastanın tedavisi için yardımcı olur.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
İNSANLARIN PİLİ BİTİYOR
0 (0)

 

İnsanlar varoluşundan beri hayatını idame ettirirken beraberinde birçok sorun ile karşı karşıya gelirler. Kimimiz bu sorunların üstesinden kolayca gelebilirken kimimiz ise sorunlar karşısında öylece kalakalırız. Bu durum insanların yaşama sevinçlerini küçük küçük azaltır. Ancak insanların mutsuz oluşu günümüzde sadece sorunların üstesinden gelememekten kaynaklı bir durum değildir . Pandeminin de araya girmesiyle artık her şey yolunda gitse bile kimi insanlar mutsuz olmayı seçiyor. Yaptıkları hiçbir şey onlara zevk vermiyor. Üzerlerinde bir bıkkınlık… Kendilerini hayatın anlamsız olduğuna inandırıyorlar. Size çevremden bariz örnekler verebilirim; kimisi yaşadıklarından dolayı hayata karşı öfkeli kimisi yaşayamadıkları yüzünden kimisi her şey yolunda iken mutsuz olmayı tercih ediyor. Kimisi ise bu mutsuzluğunu sebebini bile bilmiyor. Ben ne yazık ki bu örneklerin çevremde sınırlı olmadığının farkındayım. Evet uzun lafın kısası insanlar yavaş yavaş tükeniyor…
İnsanlar hangi noktadalar?

Evet cevabımız ANHEDONİ SENDROMU.

Psikolojik bir sorun olarak nitelendirilen anhedoni, haz alamama, keyiften yoksun olma anlamına gelmektedir. Depresyonun belirtisi olarak ortaya çıkan bu durum, günümüzde pek çok insanda görülebilen problemlerden biridir. Peki anhedoni nedir?
Anhedoni, tam olarak mutsuzluk, hiçbir şeyden keyif almama ya da çeşitli yaşamlar nedenlerden ötürü hayattan zevk alamama durumu olarak bilinmektedir. Bu gibi bir psikolojik sorunla karşı karşıya kalan kişiler daha önce zevkle ve heyecanla yapmış oldukları aktiviteleri artık yapmayı istememekte ya da zevk alamadan gerçekleştirmektedir. Bu durum ise spordan müziğe, hobilerden sosyal aktivitelere ve hatta cinselliğe varana kadar görülebilen bir durumdur.
Anhedoni belirtileri ve nedenleri uzman psikologlar tarafından şöyle açıklanmaktadır:
Bir insanda ahedoni olup olmadığını anlayabilmek için mutlaka bu hastalığın belirtilerinin görülmesi gereklidir. Depresyonun en önemli semptomlarından olan anhedoni belirtilerinin en önemlisi mutsuzluk olarak gösterilebilmektedir. Bunun yanı sıra;
• Kişinin çeşitli paranoyalara kapılması,
• Gerginlik hali,
• Yaptığı hiçbir sosyal aktiviteden zevk alamaması,
• Neşeli duygulara sahip olamaması,
• Yeme alışkanlıklarını değiştirmesi,
• Cinsel isteksizlik yaşaması ve bu gibi durumlar da anhedoni belirtileri arasında yer almaktadır.

Öte yandan depresyon ve anksiyetenin yanı sıra çeşitli alışkanlıklar, yaşam tarzı ve erteleme alışkanlığı, motivasyon eksikliği ya da bu gibi durumlar da anhedoni nedenleri olarak ifade edilebilmektedir.
Anhedoni Nasıl Tedavi Edilir?
Anhedoni, insanın yaşamını olumsuz yönde etkileyen ve mutlaka tedavi gerektiren bir rahatsızlıktır. Bu gibi bir psikolojik problem ile karşı karşıya kalan kişilerin en kısa sürede alanında uzman bir psikologdan yardım alması tavsiye edilmektedir. Psikolog yönetiminde gerçekleştirilen anheoni tedavisi, oldukça zor bir tedavidir. Genellikle insan vücudunun seratonin ve endorfinin hormonlarını tekrar harekete geçirmek için ana teröpotik yöntemlerin kullanılması gerekmektedir.
Anhedoni tedavisinde genellikle terapi yöntemleri uygulanırken, bu tedavide gece uykusunun kontrol edilmesi, sağlıklı beslenme, eğlenceli televizyon programları, spor ve egzersizler, alışveriş ve dans gibi insanı mutlu edecek, eğlendirecek aktiviteler de bu rahatsızlığın tedavisinde yer almaktadır.

Sizlere bu yazımda ifade etmek istediğim şey aslında sürekli yaşadığımız iç sıkıntıları, bıkkınlıklar, yorgunluklar ciddiye alınmalı uzman kişilerin desteğine başvurulmalıdır. Kendimize ve çevremize zarar vermeden teşhisin konulup, bu durumun azaltılması için önlemler en kısa sürede alınmalıdır.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Sağlıkta Giyilebilir Teknoloji
5 (1)

Günümüzde artık her şey teknoloji ile harmanlanmış haldedir buradan hareketle Giyilebilir sağlık teknolojileri ürünleri, akıllı cihazlar yardımıyla bu akıllı cihazlara gerekli veri girişlerinin eklenmesiyle beraber kişisel sağlık kayıtlarına entegre olunmasına ve kullanıcı güncellemelerini sistemler arasında birleştirilmesiyle artık çok popüler bir hale gelmiştir.

Giyilebilir sağlık teknolojileri aslında bir çok konuda kolaylık sağlamaktadır. Örneğin bir kişi kalp hastası, tansiyon hastası ise gerekli cihazlar yardımıyla kişinin günlük hatta saatlik kalp ritmini ve tansiyonunu ölçebiliyor ve kişinin kendi sistemine kayıt ediyor. Buna verebileceğimiz örnek de tansiyon hastaları için 24 saatlik ölçüm yapan Tansiyon Holter sistemi. Bu cihaz kişinin kolunda 24 saat kalıyor ve zaman zaman nasıl tansiyon ölçerken titreşip sıkıyorsa o zaman dilimlerinde belirli aralıklarla kan basıncını ölçerek hastanın tansiyon takibini yapmış oluyor. Gün sonunda kişinin kolundan bu cihaz çıkarılıyor ve doktor ya da sağlık personeli tarafından değerlendiriliyor. Bu da hastanın sürekli hastane ortamında olmasını engelliyor ve aslında hastayi da kişiyi de bir şekilde rahatlatmış oluyor. Hastaya da günlük hayatına devam etmesine zamanını boşa hastanede gecirmemesine neden oluyor. Hastane insan yığınından uzaklaşmış oluyor ve asıl tedavi edilmesi gereken yani acil durum vakaları gibi hallerde olan kişilerin tedavisini vakit geçmeden yapabilme zamanı doğmuş oluyor. Başka en basit örneklerini günlük hayatımızda da sürekli görmekteyiz. Akıllı kol saatleri günümüzün en popüler ürünlerinden. Kişinin nabzını, kaç adım attığını, ne kadar kalori yaktığını vs göstermektedir. Kişi aslında buradan kendi sağlık analizini de yapabilir. Spor yapan bir kişi sürekli tartıya çıkmaktansa kolunda ki saatten bunu görebiliyor yerden tasarruf da sağlamış oluyor aslına bakarsak.

EEG Kulaklığı, UV Işınlarını Ölçen Sensör, Stresi Kontrol Eden Bileklik, Akıllı Ayakkabılar daha bir çok örneği. Giyilebilir sağlık teknolojileri insan hayatını kolaylaştıran, sağlığı kontrol altında tutmaya yarayan, sürekli bir sirkülasyon içinde veri kaydı almaya yarayan bir sistem olarak ileride daha çok hayatımızda ön plana çıkacak olan bir sistemdir.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 1 Average: 5]
error: İçerik korumalıdır!!