Arama:
Televizyon’un Hayatımıza Etkileri
0 (0)

Televizyonun geçmişine baktığımızda ilk televizyon 1923 yılında İngiltere’nin küçük bir kasabasında John Baird tarafından icat ediliyor. Aslında televizyonun kökeninin 1800’lü yıllara dayandığı söylenir. Türkiye’de ise ilk kez 9 Temmuz 1952 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından başlatılmıştır.

Geçmişten Günümüze Televizyon

Kitle iletişim araçlarının en bilinen örneği televizyondur. Günümüzde artık çok fazla yaygınlaşan kitle iletişim aracı olan televizyon hemen hemen herkesin evinde birden fazla bulunuyor. Günümüz de haber ihtiyacının karşılanmasın da çok büyük rol oynamaktadır. Birçok olumlu etki sunan televizyonun çok büyük olumsuz yönleri de bulunmaktadır. Bu çocuklar üzerindeki etkisi biraz daha fazla olsa da artık her yaş grubu üzerinde de olumsuz etkiler bırakıyor. mesela televizyon bağımlısı bir çocuk televizyonda daima çizgi film izler ve kumandayı da yanından hiç ayırmaz. Bununla beraber masa başında çalışırken çok fazla dikkat dağınıklığı problemleri oluşuyor veya televizyona öyle bir bağlanıyor ki yemek yerken bile televizyon karşısında olmak istiyor. Bunların yanı sıra bir de izledikleri programlardan etkileniyorlar ve gerçek hayatta da onlar gibi davranıp kendilerini tamamen kaybedebiliyorlar. Bu sadece çocuklar için de geçerli olan bir şey değil yetişkin bireyler de aynı şekilde izledikleri programlardan gördüklerini taklit etmektedir. Özellikle silah, mafyacılık ve kavga-şiddet içeren programlardan esinlenerek gerçek hayatta da aynı şekilde davranış sergiliyorlar, (Kurtlar Vadisi Pusu, Çukur vb.) ve aynı televizyon programlarından gördüklerini uyguluyorlar. Bu durumun en içler acısı olanı da ne yazık ki kadın cinayetleridir. Televizyon programında yaşanan bir şiddet içerikli sahnenin günümüzde de aynı hali ile defalarca karşımıza çıkmıştır. Sonuç olarak şu ki televizyon programlarının haber verme, bilgilendirme gibi olumlu yönlerinin yanı sıra birçok da olumsuz etkisi vardır. Ve bu olumsuz etkiler gün geçtikçe artmaktadır.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Televizyon Haberciliği
5 (1)

Toplumda çok kişiyi ilgilendiren güncel ve önemli konuları televizyon üzerinden halka sunulmasına televizyon haberciliği denir. Televizyonda yapılan haberler ile insanları ilgilendiren haberleri hızlı bir şekilde insanlara iletilmesini sağlamaktadır. En önemli noktası ise kriz dönemlerinde insanları bilgilendirmesidir. Hava durumu, sağlık, kültür ve sanat, spor, ekonomi bilim ve teknoloji konularında insanları bilgi aktarmaktadır. Kriz dönemlerinde insanların nasıl hareket etmesi gerektiğini belirtmektedir. Televizyon haberciliğinin önemi çok daha iyi anlaşılsın diye bir örnek vermek istiyorum. Bildiğimiz üzere 15 Temmuz darbe girişiminde Cumhurbaşkanımız televizyon da bir haber kanalına bağlanarak insanların sokağa çıkması gerektiğini belirtmişti. Bu sayede insanlar sokağa çıkarak darbe girişimini engellemiş oldu. Kısacası televizyon haberciliği çok uzun uğraşlar sonucu her gün bizim karşımıza çıkan, bizim bilgilenmemiz için uğraş veren bir programdır.

Televizyon haberciliğinde haber program türleri ise; Canlı yayın, ana ve ara haber bültenleri, geniş kapsamlı ana haber programları, haber yorum programları, haber tartışma programları ve güncel programlar olmak üzere 5’e ayrılır. Canlı yayın isminden de anlaşılacağı gibi olayların oluş anında izleyicilere aktarılmasına denir. Ayrıca en etkili haber türüdür. Ana ve ara haber bültenleri aniden gelişen son dakika haberlerini veya kamuoyunu etkileyecek olan bilgileri izleyicilere aktarmak için gerçekleştirilen haber türüdür. Hızlı olmak önemlidir. Hızlı olurken çabukluk ilkesinde de uygun olmak zorundadır. Geniş kapsamlı ana haber programları ana ve ara haber programlarına kıyasen belirli süre aralığında yapılan bir düzeni olan haber program türüdür. Örneğin her gün saat 7’de ana haber bülteni gibi. Haber yorum programları güncel konuların bazen tek bakış açısı bazen de farklı görüş açılarıyla değerlendirilen haber program türüdür. Haber tartışma programları çeşitli konular ele alınarak farklı görüşlerin kendi fikirlerini ortaya atarak oluşan bir tartışma program türüdür. Güncel programlar ise genellikle tek bir konuyu ele alarak yapılan yayın türüdür.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 1 Average: 5]
Televizyonun Çocukların Yaşamına Etkisi
0 (0)

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte teknolojiye bağımlılıkta artmaktadır. Bağımlılık arttıkça ise günümüzde yaşayan çocukların düşünme becerileri ve uygulama yetenekleri de bununla birlikte zayıflamaktadır. Özellikle çok fazla televizyon izleyen veya telefonla çok fazla vakit geçiren çocuklarda dikkat sorunları ortaya çıkmaktadır. Bu sorunun yanında bir de kendilerini iyi ifade edememe ve yaşına uygun beceri hareketlerini gösterememe gibi sorunlar ortaya çıkmaktadır. Herkes bu nedenlerden dolayı teknolojinin yarattığı sorunlardan şikayet etmektedir. Fakat bu olumsuzlardan bahsederken de teknoloji olmadan da yaşamak istemediğimiz ortaya çıkıyor. Aslında bu teknoloji kullanım alışkanlığı aile tarafından ne kadar sıklıkla kullanılırsa çocuklarda da kullanma sıklığı o kadar olmaktadır. Yani anne ve babanın kullandığı teknolojiyi tüketme süreleri çocukları da etkilemektedir. Daha çocuk dünyaya gelmeden teknoloji ile tanışmaktadır. Bu nedenle teknolojiden kaçmak imkansız denecek kadar vardır. Teknolojiden kaçmak bu zamanda yanlış bir düşünüştür. Zaten teknolojiyi bu zamanda kullanmadan da bir şey yapmak imkansızdır. Önemli olan teknolojiyi doğru bir şekilde ve doğru zamanda kullanmak önemlidir.

Eğer çocuklar yaşlarına uygun bir şeyler çizemiyorsa gördüklerini kağıda aktarmada güçlük çekmektedir. Bunu sebebi dikkatinin çok çabuk dağılması ve gördüklerini iyi bir şekilde aktaramamasından kaynaklanmaktadır. Böyle sorun yaşayan çocuklar genelde çok fazla televizyon izlemesinden kaynaklanmaktadır. Günde bir saatten az televizyon izleyen çocukların gördüklerini daha doğru şekilde resmettikleri renk bilgisini kağıda aktardıkları gözlemleye bilmekteyiz. Bunun tam tersi olan yani günden üç saatten fazla televizyon izleyen çocuklarda kendilerini ifade etmekte zorlandıkları, yaşına uygun hareket etmedikleri, gördüğü bir şeyi kağıda çizemediklerini görmekteyiz. Bundan dolayı anne ve babaların bu durum karşısında çok dikkatli olmaları gerekmektedir. Çocukların göz göre göre televizyona esir edilmemelidir. Çocuklarla televizyon konusunda gerçekçi konuşmalar yapmak çok önemlidir. Televizyon da izlediklerinin veya teknolojik araçlarda oynadıkları oyunun insan ürünü olduğu değişik bir şey olmadığını ve çoğu zaman kurgu olduğunu güzel bir şekilde çocuklara anlatılması gerekmektedir. Bu sayede çocuklarımızın daha iyi bir geleceğe sahip olunmasına yani farkındalı bir birey olmasını sağlayabiliriz.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Televizyonun Önemi
0 (0)

Televizyon, haberleşme araçlarının en önemlileri arasında yer almaktadır. İnsanların güncel konular hakkında bilgi almasını sağlar. İnsanların iş dışında en çok vakit ayırdığı araçtır. Dünyanın bir ucundan diğer ucuna kadar her yeri görme imkânı sunan televizyon, hayatımızda çok önemli bir yere sahiptir. Bildiğimiz üzere son günlerde tüm dünya koronavirüs ile uğraşmaktadır. Bu süreçte ise televizyonun hayatımızdaki yeri ve önemini çok daha iyi anlamaktayız. Hepimizin de bildiği gibi virüs nedeniyle yüz yüze eğitime bir süreliğine ara verilmiş yerini ise uzaktan eğitime bırakmıştır. Bu süreçte televizyonun önemi ise EBA dersleri televizyon üzerinden vermesidir. Yani televizyon eğitim aracı olarak da kullanılmaktadır. Ayrıca yapılan araştırmalara göre insanların %75’inin günde ortalama altı saat televizyon izlediğini göstermektedir. Kısacası televizyon hayatımızda vazgeçilmez bir araç haline gelmiştir.

Televizyonun bilgi verme ve koronavirüs sürecinde eğitim açısından öneminden bahsettik. Bir de tabi ki eğlence kısmı var. Eve kapandığımız bu süreçte dizi, filim, yarışma, haber, belgesel vb programları izleyerek geçici süreliğine de olsa dünyadan bağlantımızı keserek eğlenceli vakit geçirme imkânı buluyoruz. Televizyonu doğru kullandığımız taktirde insan hayatına sağladığı kolaylığı tartışmak elbette söz konusu değildir. Ama maalesef herkesin televizyonu doğru şekilde kullandığını söyleyemeyiz. Bu açıdan baktığımızda hele ki eve kapandığımız bu süreçte televizyon her geçen gün biraz daha hayatımızı ele geçiriyor. Karantina, sokağa çıkma yasağı vb durumlar evden dışarı çıkamadığımız için bizi televizyona mahkûm ediyorlar. Televizyonda izlediğimiz programlara dikkat etmeliyiz. Dikkat ettiğimiz sürece televizyonun bizlere zarardan çok faydası olacağını düşünüyorum.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Hiçbir Mesaj Masum Değildir
0 (0)

 

Teknolojinin gelişmesi ile iletişim araçlarını hem çeşitlendi, hem de daha etkin bir hale geldi. Sinema, radyo, televizyon derken internet, iletişim araçlarının, yaşanan tüm zamanların ötesinde bir etkiye sahip olmasını sağladı. Her iletişim aracının toplum üzerindeki faydası ve zararı, hızla sorgulanmaya, yaygınlaşmaya başladı. Tam da bu noktada insanların algı farklılıkları ve verileni yorumlamalarında farklılıklar oluşmaya başladı. Yayın kuruluşlarının ideolojileri oluştu. Filmlerin konuları alt metinler ile dolduruldu. Topluma dizi, film, müzik, sanat, haber, oyun ve daha niceleri ile fikirler ekilmeye başlandı. Tüm bu konuların ortak noktası kişiler üzerinde farklılık oluşturuyor olsa da kitle oluşturabilecek başlıklar olmasıdır.

Sosyal medya platformlarında farkında olmadan belli konular hakkında mesajlara maruz kalabiliyor hatta ve hatta yediğimiz yemekten giydiğimiz kıyafetlere kadar yönlendirilebiliyoruz.  Kitle iletişim araçları herkese ulaşmaktadır. Bu da bizlerin tek tipleşmesine ve yönlendirilmesine neden oluyor. Kitle iletişim araçları ile verilen mesajlar sorgulanmaksızın aklımızda yer ediyor. Eleştirel medya okuryazarlığı yapabiliyor isek mesajın masum olup olmadığını ayırt etmemiz kolay oluyor. Herbert Marshall McLuhan’ın ‘Araç mesajdır.’ teorisi de bu okumalarda oldukça etkilidir. Peki, bu teori nedir?

“İçerik yerine biçime eğilmek gerek. İletişimin şekli belli iletiler için tercihe sahiptir. İçerik daima belli bir şekilde vardır ve bu biçimin dinamiği tarafından bir dereceye kadar yöneltilir. Eğer araç bilinmezse mesaj da bilinmez. Bu anlamda araç ortak iletidir. Araç kullanan kişilerin algısal alışkanlıklarını değiştirir. Araç yansız değildir. Kişilere olduğu kadar topluma da mesaj verir.’ Şeklinde bu teoriyi açıklayabiliriz. Ona göre ileti yani araçla neyin söylendiği önemli değildir. Yani bir haberin gazetede, radyoda, televizyonda ve sosyal medyada aktarılmasıyla farklı anlam kazanır. Sadece bunlarla sınırlandırmak yersizdir. Örneğin bir dijital oyunu ele alalım.  Oyunda yer alan karakterin görseli, konuşmaları, hareketleri de kullanıcıya belli mesajlar iletmektedir. Kız çocuklarının benim çocukluğumda en çok istediği oyuncak sarışın, mavi gözlü, güzellik algısı oluşturan Barbie bebeklerdi. Barbie dediğimizde aklımızda hiçbir zaman kilolu, çirkin ya da farklı bir görsel oluşmaz. Tam tersi çocuklara dayatılan bir güzellik algısı mevcuttur. Bu da bizlere her alanda oluşturulan ürünlerin alt metinlerinin dolu olduğunu gösterir.

Her toplumun kendine has sosyal ve moral değerleri vardır. İyi veya kötü ahlâki değer yargıları kuşaktan kuşağa toplumsallaşma yoluyla aktarılır. Değişen kültüre kodlar ile mesajları algılayıp özümsememiz daha kolay hale gelmiştir. Sürekli bir değişim altında olan dünyada şimdi farklı kültürler ve yaşam şekilleri iç içe geçmiştir. Yoğun çıkar çatışmaları, hızlı stresli modern şehir yaşamı, hem bireylerin hem toplumların mevcut değerler sisteminin köklü değişikliklerle karşılaşmasına neden olmuştur. Medya da ve gündelik yaşantımızda eleştirel medya okuryazarlığı yapmalı ve mesajların masum olup olmadığına odaklanmalıyız.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
error: İçerik korumalıdır!!