Arama:
Filmdi Gerçek Oldu!
5 (1)

Gelişen ve değişen teknoloji insan hayatını kolaylaştırmaya devam ediyor. Teknolojide son nokta olan yapay zekalar insan yaşamını ne kadar kolaylaştırsa da tehlike arz etmeye devam ediyor. Yönetmenliğini ve senaristliğini  Leigh Whannell’in yaptığı Upgrade filmi gelişen teknoloji ve yapay zekaların beraberinde getirdiği tehlikeyi de konu almakta.  Karısıyla beraber geçirdiği bir trafik kazası  sonucunda  felç  kalan Grey Trace  bir teknoloji  devinin  üzerinde  gerçekleştirdiği  deneyle  kendini  farklı  bir  dünyanın  içerisinde  bulur.  Omur  iliğine  çip  takılan  Grey  Trace  çip  yoluyla  bir  yapay  zeka  tarafından  vücudunu  hareket  ettirebilmektedir.  Gelişen olaylar  sonucunda  yapay  zekanın  ana  merkezle  bağlantısı  kesilir  ve  Grey  için  kabus  başlar. Yapay zekanın komutu ele almasıyla çeşitli suça karışan Grey insanoğlunu bekleyen sonu da gözler önüne sermekte.  Yapay zekanın çeşitli iskelet hastalıkları için büyük bir fırsat olduğunu sunan film, yapay zekanın tehlikelerini de seyirciye aktararak bir seçim yolu sunmakta. Ya teknoloji ile yükseleceğiz ya da teknoloji ile batacağız.  Filmin çıkmasının ardından  Tesla  şirketinin  deney  aşamasında  olan,  beyine  takılan akıllı  bileklik  projesi  bir  bozuk para büyüklüğünde ki çip dişi bir domuza takılarak  tanıtıldı. Filmi izleyen  kesim  tarafından  Elon  Musk’ın  bu  projesi  tepki  alırken  bir  kesim  hala  olaydan  habersiz durumda. Musk, bu  çiplerin  zaman  içerisinde  bunama,  Parkinson  hastalığı ve  omurilik  zedelenmelerini  iyileştireceğini  söylüyor.  Ancak  uzun  vadeli  hedef,  Musk’ın ”süper insan bilişselliği” adını verdiği bir çağda, ” insan ırkını yok edebilir” dediği yapay zekayla mücadele etmek. Musk’ın bu söylediği dediğini tutmayan ifadeleri biz insanları nasıl bir sona getirecek meçhul. Fakat bir gerçek var ki insanoğlu teknolojiyi doğru kullanmadığı takdirde kendi elleriyle kendi sonunu getirecek.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 1 Average: 5]
ELEKTRİKLİ OTOMOBİLLER
0 (0)

ELEKTRİKLİ OTOMOBİLLER

Elektrik enerjisi ile çalışan otomobillere “Elektrikli Otomobil” adı verilmektedir. Küresel
ısınma ve fosil yakıtların azalması sebebiyle son yıllarda oldukça popülerleşen elektrikli
otomobillerin başlangıcı 1800’lü yıllara kadar gitmektedir. 1800’lü yılların başlarında üretilip
kullanılmaya başlanan elektrikli otomobiller 1900’lü yıllarda Amerika’da benzinin
ucuzlaması, yolların gelişmesi ve yetersiz menzil gibi unsurlardan dolayı etkisini yitirmekteydi.

1900’lü yıllarda elektrikli otomobillerin değer kaybetmesinin nedenleri:

1-Benzin fiyatlarının düşmesi
2- Charles Kettering’in marş motorunu bulması
3- Amerika’daki yolların iyileşmesiyle uzun menzilli araçlara ihtiyaç duyulması
4- Hanry Ford’un içten yanmalı motorlu araçları seri üretmeye başlaması
5- Araç maliyetlerinin düşmesi

1960’lı yıllarda içten yanmalı motorlu araçların sebep olduğu hava kirliliğinin farkına varılması, benzin fiyatlarının artması, benzin fiyatlarının artması gibi nedenlerle elektrikli araçlar yeniden ilgi kaynağı olmaya başladı. Hava kirliliğini önlemek adına Amerika, İngiltere, Fransa gibi ülkeler 1980’li yıllara elektrikli otomobillere ekonomik teşvikler vermeye başladı. 2000’li yıllar yaklaşırken Toyota Prius adı verilen ilk seri üretim hibrit araç ortaya çıktı. Artan benzin fiyatları ve karbon kirliliği ile ilgili endişeler, Prius’u en çok satan hibrit haline getirmişti. Son yıllarda elektrikli otomobillerin bu kadar gündeme gelmesinde Tesla markasının ürettiği
otomobiller büyük önem taşıyor. Araçların gidebildiği menzillerin, benzin fiyatlarının, hava kirliliğinin artmasından dolayı elektrikli
otomobillere ilgi artmıştır. Hatta bazı ülkeler ve otomobil üreticileri elektrikli otomobilleri desteklemek için ileriki yıllarda içten yanmalı
motorlu otomobillere veda edeceğini duyurmuştur.

Elektrikli Araçların Avantajları Nelerdir?

Elektrikli araçların avantajları ekonomik ve çevresel avantajlar olarak iki ayrı grupta
incelendiğinde her ikisinde de ikna edici sonuçlar ortaya çıkıyor.

Ekonomik Avantajlar:

Arz- talep dengesine bağlı olarak, bugün dizel ve benzinli
otomobillerden daha pahalıya satılan elektrikli araçlar, 100 kilometre bazında maliyet hesabı
yapıldığında aslında daha ucuz kalıyor. Çünkü elektrikli araç ile 100 kilometrelik yol ortalama 4 ile 6 TL arasında değişen bir elektrik maliyeti ile gidilebilirken, fosil yakıtlarda aynı yol için neredeyse 10 katı bir ücret ödeniyor. Ve bu durum, son yıllarda hızla artan yakıt fiyatları düşünüldüğünde, son derece ekonomik bir alternatif olarak karşımıza çıkıyor. Bunun yanı sıra elektrikli araçlar için geliştirilen motorlar temiz enerji olarak tabir edilen atıksız bir sistemle çalıştığı için, motor uzun yıllar sağlıklı çalışıyor ve bildiğimiz araba motorlarında olduğu gibi sürekli bakım gerektirmiyor. Dolayısıyla servis bakım ücretinden de tasarruf edilmiş oluyor.

Çevresel Avantajlar:

İçten yanmalı klasik araba motorlarındaki karbon salınımının, bugün etkilerini çok daha fazla hissettiğimiz küresel ısınmaya yol açan başat faktörlerden biri olduğu artık herkesçe biliyor. Elektrikli araç motorları ise böyle bir salınım yapmıyor ve kullanımın
yaygınlaşmasıyla atmosferdeki karbon salınımı düzeyinde belirli bir iyileşme bekleniyor. Elektrikli araçlar, teknoloji ve mühendisliğin uyumlu birlikteliğinden oluşan çevre dostu tasarımlarıyla, doğaya mümkün mertebe zarar vermiyor ve elektrik enerjisi, fosil yakıt
rezervlerine ulaşmak için doğaya yapılan tahribatın da önüne geçiyor.

 

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
error: İçerik korumalıdır!!